
|
| Yazı Bilgileri |
| |
Okuyucu Puanı |
- |
|
| |
Editör Puanı |
- |
|
| |
Okunma Sayısı |
65 |
|
| |
Yorum Sayısı |
0 |
|
| |
Tarih |
06.02.2012 |
|
| |
( - ) Henüz Puan Verilmedi |
|
 |
|
|
Şapka çıkarmam konuştuğun dile
Düşmanıyım asâletin, kelimelerde bile
Nâzım Hikmet
Hükmüm: Nâzım’ın nazmında hikmet yoktur!
UYDRULLEZÎ MİNEL BECER*
‘arı dil’imi soktu, konuşamıyorum.
Binâlarım apartıman altında kaldı.
Pergola lar çardak açtı bahçelerimde.
Depresyon lar, rûhumu çökertti.
Berberler hep berâber kuaföre taşındı.
Şâirler ozan,
Kırâathâneler cafe oldu.
Bir kravathane cefâsı!
Kavramlar, devedikeni bahçesi.
Neden, nâdanın ağzında sakız.
Sükûtlar, sukûtlara karıştı...
Hâfızam, elek-i bellek le muâllel.
Kent , şehrimin gülün(d)e diken.
Tin ,“cân”ımı boğmada.
Ahlâkım etik etlendi.
Bütünüm tümlere bölündü.
Şehreküstü, dağarcığımın varoş larında kaldı.
Dilim daraldı ya;
Dünyam daraldı, telekey oldu, teneke oldu!
Bir saklambaç oyunu;
İmânım ebe, lisânım ebe,
Kendimi arıyorum.
Öz, özsüzün, gözsüzün elinde köz oldu.
Yakıldı mîzânımın, mâzîmin aklı.
Teneke filler; yâkuttan, mercândan,
İnciden kelimelerime daldı.
Heyhât! Ağzımı, dilimi kırdı.
Dilin dili olsa da söylese.
Kelimelerim ki minâre mahyâsıydı
Kelimelerim ki şuârâ mahlâsıydı
Kelimelerim ki dimâğın mayâsıydı
Kelimelerim ki dilimin mânâsıydı
İş bu, tâlihsiz dilimin bilmecesidir:
Çağlardan aldım bin tâne,
Eve geldim bir kaç tâne.
Dallardan, sazlardan, târihten aldım kelimeleri,
Heidelberg makinalarından, matbaalardan değil!
Fâil’imin kâtili özne , özü ne?
Fiilimi eyleminden vurdular, fâil yüklem dir.
Moğol istilâsından beri böyle zulüm görmedi lîisânistân.
Dilime imanıma!
Âdem’le kıyâmet arasında nakşettiğim mefhûmlarım .
Kılınca, kurşuna, sikkeye, turrâya işlediğim seslerim.
Lisânım ki, dilimden evvel alnıma yazılmıştı.
Ve yazımın karayazısıdır
Yaran, batan dik çizgiler.
Hattım, ah hayâtım!
Ey müteşâir! Vezni, zeyni, hulku yok;
Çuval dolusu şiirin, kime fermân? Neye dermân?
Benim bir şiirim vardı.
El’ân, geçinemeyen şâirler,
Ve şâir geçinenler arasında kalakalmıştır şiirim.
Grek tanrıları âlimi!
Kamûssuz adam!
Ölü doğmuştur, o çocuğu emzirmekten vazgeç!
Öz’ünüz gür olsun, bana hürriyetimi ver.
Gökçeyazın, hödö, örneğin, uyut, coşut ...
Nereden buldun,
Sümerbank’tan mı aldın bu tümce leri?
Ey Firengistân firengine mübtelâ adam!
Ey aklı Latinli- platinli adam!
İstiklâl Marşı, istikbâl marşıdır;
Ulusal düttürü değil!
Çarpıştık, çarptık, çarpıldık.
Bize betik ,sizi kitâb çarptı!
Kitâbın, kâtibin kâtili.
Cildin, mücellîdin cellâdı.
Ey âsî!
Sözcük lerin ki dövülmüşavratotu
Sözcük lerin ki kapkara yarasa postu
Sözcük lerin ki kanlı düşman dostu
Sözcük lerin ki harâbe büstü
Sözcük lerin ki kütûbuma kustu
Lakırdı bile daha sıcak tümce u tilcik ’inden
Adam? Kişi.. Mir? Kişi.. Zat? Kişi.. Şahıs? Kişi..
Bir kişi, dünyaya bedel!
Onur ’u onarmakla geçti ömrün.
Dilim dilim doğradın, güneşinde yaktın dilimi
Ok, aya isâbet etti, Okay ey!
Doğrudur; Amazon, amma da uzun...
Mantık’a diyem dedin ya; ben sana ne diyem!
Dedin ya, dedim ya!
Kalemi kem küm, defteri ıvır zıvır,
Kelimesi anlamsız: Cart curt
Örnektir, misâldir hikâye! : ‘Atıyorum’
Ve ‘yaaani’ ve ‘aynen!’
Eğri oturan, eğri konuşan
Bu nesil senin eserin!
Otlangaç senin, tavuksal fırlangaç senin!
Güneşte erir, kardan adam
Değmede kırılır, camdan adam;
Od’u ot bilen bu ot nesil senin!
Okuyanın Halûk oldu,
Okumayanın Bihrûz kaldı.
Cümlelerim, ‘ tümce ’lerinle alay etmede; hakk(l)ıdır!
Elhâl, bu aklım uslanmıyor, uslanmayacak!
Savaşın bitse de harbim bitmeyecek!
Ey benim neslim,
Kelimelerin kan gurubuna,
Soykütüğüne bakma!
Kelâmına girmişse, kalemine akmışsa
O kelime senindir, o kelime sensin!
*uydurullezî minel becer: "Becerebildiğin kadar uydur"
2010
Not: Biz, şiirimizin şuûraltına bir şeyler girmesin diye, prensip gereği, şiir-şâir okumuyoruz. Ezcümle, Nâzım Hikmet ile ilgili hükmümüz; birilerinden duyduğuz, derâkab doğruluğunu teyit ettirdiğimiz Nâzım Hikmet’in sâbık ifâdeleriyle alâkalıdır. Hükmü genel ifâde etmek, şâiri o hükümle algılamak/yargılamak, vicdânlı ve tutarlı bir tutum değildir.
|
|
|