
|
| Yazı Bilgileri |
| |
Okuyucu Puanı |
- |
|
| |
Editör Puanı |
- |
|
| |
Okunma Sayısı |
94 |
|
| |
Yorum Sayısı |
0 |
|
| |
Tarih |
24.11.2011 |
|
| |
( - ) Henüz Puan Verilmedi |
|
 |
|
|
“Aklımdan çıkman, aklımın çıkmasıdır…”
Şakak, bir şeylerin girmesine çok müsâit şekildedir. Kimileri için bu girecek şey bir kurşundur. Benim için bu, sensin. Kurşûnî çeşidi mi? Şâh damarının Rabbine îmân, îmâna îmân edeliberi koklamıyor şakaklarım kurşunları; şakağın Rabbine hamd olsun!
Elhâk, perilerin meskeni, vücûtta en çok kalbdir. Lâkin sen ilhâm perim; aklımı gebeledin,
Zekâmı ebeledin… Şiirin şuûruna er(i)diğimden beri bir ordu gibiyim; tek ama çok... ;
Seninle ilhâm perim, bir neferde bir şâir ordusu, meferde şiir yurdu kuruldu. Sen, Allah’ın bahşısın!
Sen ey perim, şakağımdan girip beynimi besleyensin; başımın dik olması, düşüncemin dal-budak salması da bundandır. Başımda o kadar çok kaldın ki; özüm, üzüne baka baka karardı; biraz renk verdi, mâvîlendi...
Varlığın, başımın içini, senin rengine boyadı; mâvî… Mâvî, ilhâmın rengidir.
Akla banılmadan söylenen sözler laklâkıyâttır. Bir akla erdim ki, kafamın dilinde bakla..
Sen ey perim, arısın; zihnimin zerrelerindeki çiçeklerin özünden toplar, başımın içinde ballar yaparsın. Ve hani Rabbin arıya vahyetmişti yâ; sen ey perim-arım, bu vahyi mantığımın peteklerine damlatansın.
Hast’eyler boğuk soğukları
Harâb hazân, Bulutsal hüzünler
Niğde köhnebahar bahçeleri
İbrâhîm Feyzullahî sararmaları
23 K’I’S’I’M 2011, 00:36
|
|
|