Şu CHP’yi yazmamak istiyorum. Bunu birkaç yazımda da belirttim. Ama olmuyor. Bir türlü kendime ve kalemime sahip olamıyorum. İstemeye istemeye yazmak zorunda kalıyorum. Çünkü ben veya bizler yazmasak da CHP’liler yazmamız için adeta bizi zorluyor. Daha önceki yazılarımda da çokça belirtmişimdir. Biz yazarlar, basın ve medya için CHP bulunmaz bir nimettir. CHP varsa konu sıkıntısı yok demektir. Her gün bir haber, her gün bir olay ve her gün bir gaf mutlaka vardır.
Mesela geçen günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapmış olduğu bir gafı görmezden geldik. Üzerinde durmadık ama çok önemli bir gaftı. MİT Müsteşarının ifadeye çağrıldığı günlerde Kemal Kılıçdaroğlu bir sendikanın genel kurulunda konuşurken önüne bir not uzatıldı. Notu okuduktan sonra şu açıklamayı yaptı. “şimdi aldığım habere göre Tansu Çiller tutuklanmış”. Aradan beş dakika geçmeden çıkışta ikinci bir açıklama yaptı. “Gelen bilgi yanlışmış”.
Böyle bir şey yokken böyle bir notu kim genel başkana iletir. Hakikaten gelen notta öyle mi yazıyordu. Yoksa notu kendisi yanlış mı okudu. Orası pek açıklığa kavuşmadı. Bunun gibi binlerce gaf, binlerce çark yaptı. Onun içindir ki ismi çarkçı Kemal’e çıktı.
İşte bu Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezinde yapılan toplantıda, MİT yasası oylamasına katılmayan vekilere sert çıktı.”Kusura bakmayın bu kadar muhalefet ettiğimiz bir yasanın tümünün oylamasına nasıl katılmazsınız? Milletvekili neden seçilir. Lütfen Meclis’teki çalışmaları aksatmayın…….. Olacak şey değil. Halkın arasında olacağız. Bir de özel yaşantımıza özen göstereceğiz. Topluma örnek olacağız. Meyhaneye gitmeyin demiyorum, gidin ama sık gitmeyin. Gidecekseniz de hepiniz bari aynı meyhaneye gitmeyin. Garsondan duyuyorum bunları” dedi.
Burada önemli iki husus var. Birincisi. Son gelen haberlere göre 26 Şubat’taki CHP Olağanüstü Genel Kurultayı’nın toplanmama ihtimali varmış. Parti içi muhalefet toplantıya katılmayarak çoğunluğun sağlanamamasını, çoğunluğu bile sağlayamayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu nedenle istifa edeceğini düşünüyorlarmış. Söylentiler böyle.
Burada ben Kemal Kılıçdaroğluna bir öneride bulunmak istiyorum. Kurultayı meyhanede yapsın hem çoğunluk derdi olmaz. Hem de kafayı bulmuş delegeler fazla sorun çıkarmaz. Ne istenilirse ona el kaldırırlar. Rahat bir kurultay yapmış olur.
Ama bu meyhane nerededir. Adresi nedir onu tam olarak açıklasın ki belki bilmeyen milletvekili veya delege olabilir. Genel Kurulu yaptıktan sonra da milletvekilleri ve delegeler dağılsın. Çünkü toplu halde aynı meyhaneye gitmek yanlış! Herkes kendine ayrı bir meyhane bulsun! Zira toplu halde aynı meyhaneye gitmek hem tehlikeli ve hem de kafayı çekiyorlar görüntüsü vermek CHP’nin dindar imajına zarar verebilir ! Bizden söylemesi.
İkinci bir hususta şudur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Gidecekseniz de hepiniz bari aynı meyhaneye gitmeyin. Garsondan duyuyorum bunları.” demesi.
Kemal Kılıçdaroğlu bu haberi garsondan aldığını söylüyor. Demek ki kendi de bu meyhaneye gidiyor ki garsonu tanıyor. Yoksa garsonu nereden tanısın değil mi?
Şimdi burada bir şey hatırlatmak isterim. Çocuğun biri diğerine demiş ki “benim anam senin ananı genelevde görmüş”. Diğeri buna karşılık olarak “senin anan iyiydiyse genelevde ne işi vardı demiş”
Bu CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu hikâyesi de aynen böyle. Kılıçdaroğlu’na demezler mi “Sen milletvekillerine kızarken, sen bu meyhaneyi nerden biliyorsun veya meyhanenin garsonlarıyla muhabbetin nereden geliyor?”
Fetullah Inam
1) "Chp Kurultayı Meyhanede " İsimli yazı Fetullah İnam tarafından 21.02.2012 Tarihinde sitemize eklenmiş olup, yazarın kendi görüşünü yansıtmaktadır. Yazının içeriğinden, kullanılan (resim, fotoğraf vb. materyallerden) ve yazıdan doğacak her türlü yasal işlemden aktifkalem.com sitesi sorumlu değildir.
2) 5846 Sayılı fikir ve sanat eserleri kanununun 81. maddesi gereği eserin her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcisine aittir.